Sebepsiz yere göz sulanması ve çapaklanma mı yaşıyorsunuz? Trabzon göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Bahattin Kır, gözyaşı kanal tıkanıklığının nedenlerini ve tedavi süreçlerini anlatıyor.
Gözyaşı, göz sağlığımız için hayati bir öneme sahiptir. Göz kırptıkça yüzeyi temizler, nemlendirir ve enfeksiyonlara karşı korur. Sağlıklı bir gözde üretilen gözyaşı, görevini tamamladıktan sonra göz pınarlarımızdaki minik deliklerden (punktum) geçerek ince kanallar vasıtasıyla burun boşluğuna akar. Ağladığımızda burnumuzun akmasının sebebi de tam olarak bu bağlantıdır.
Ancak bu drenaj (boşaltım) sisteminde bir tıkanıklık meydana gelirse, üretilen gözyaşı gidecek yer bulamaz ve göz kapaklarından yanaklara doğru taşar. Tıpta bu duruma Gözyaşı Kanal Tıkanıklığı adı verilir.
Gözyaşı Kanal Tıkanıklığının Belirtileri Nelerdir?
Gözyaşı kanal tıkanıklığı, sadece ıslak yanaklarla sınırlı bir sorun değildir. Boşalamayan ve gözde göllenen gözyaşı, zamanla bakteriler için üremeye uygun bir ortam oluşturur. En sık karşılaşılan belirtiler şunlardır:
- Sürekli Sulanma: Rüzgar, soğuk veya duygusal bir durum olmaksızın gözün sürekli yaşarması.
- Sık Çapaklanma: Özellikle sabahları uyanıldığında göz kapaklarının birbirine yapışmasına neden olan yoğun, sarı/yeşil renkli akıntı.
- Kızarıklık ve Tahriş: Gözün beyaz kısmında veya göz kapaklarında tekrarlayan enfeksiyonlar.
- Şişlik: Göz pınarı ile burun kökü arasındaki bölgede (gözyaşı kesesi hizasında) ağrılı veya ağrısız şişlik oluşumu.
Neden Tıkanır? Yetişkinlerde ve Bebeklerde Farklar
Gözyaşı kanal tıkanıklığı her yaşta görülebilir, ancak altta yatan nedenler genellikle yaş grubuna göre değişiklik gösterir:
- Bebeklerde (Doğumsal Tıkanıklık): Yenidoğan bebeklerin önemli bir kısmında gözyaşı kanalı tam olarak açılmamış şekilde doğarlar. Genellikle kanalın burun boşluğuna açıldığı noktadaki ince bir zarın yırtılmaması sebebiyle oluşur. Çoğu zaman ilk bir yaş içinde kendiliğinden düzelme eğilimindedir.
- Yetişkinlerde (Edinsel Tıkanıklık): İleri yaşla birlikte kanalların yapısal olarak daralması en sık nedendir. Bunun dışında geçirilmiş burun travmaları, kronik sinüzit, tekrarlayan göz enfeksiyonları veya geçmişte görülen tümöral durumlar da tıkanıklığa yol açabilir.
Teşhis ve Tedavi Yaklaşımları Nasıl İlerler?
Göz sulanmasının nedeninin gerçekten bir kanal tıkanıklığı mı yoksa alerji, kuru göz refleks sulanması gibi başka bir durum mu olduğunu belirlemek için kapsamlı bir göz muayenesi şarttır. Göz doktoru, özel damlalar ve yıkama testleri (lavaj) ile kanalın açık olup olmadığını kolayca tespit eder.
Tedavi süreci tıkanıklığın düzeyine ve hastanın yaşına göre planlanır:
- Bebeklerde Masaj ve Sondalama: Bebeklerde ilk aşamada aileye özel bir gözyaşı kesesi masajı öğretilir. Eğer 1-1.5 yaşına kadar masaj ve damla tedavisine rağmen kanal açılmazsa, “sondalama (probing)” adı verilen kısa bir işlemle tıkalı zar açılır.
- Yetişkinlerde Cerrahi (DSR): Yetişkinlerde kemik kanal içindeki tıkanıklıklar genellikle masaj veya damla ile açılamaz. Bu durumda, gözyaşı kesesi ile burun boşluğu arasında yeni bir yol oluşturulmasını sağlayan Dakriyosistorinostomi (DSR) ameliyatı planlanabilir. Bu cerrahi, uygun vakalarda dışarıdan cilt kesisi ile veya burun içinden endoskopik olarak gerçekleştirilebilmektedir.
Sürekli gözyaşı silmek hem sosyal yaşantıyı zorlaştırır hem de ciltte tahrişe yol açar. Trabzon göz hastalıkları tanı ve tedavi süreçlerinde hizmet veren Op. Dr. Bahattin Kır, göz sulanması şikayetlerinizin altında yatan gerçek nedeni tespit ederek, tıbbi standartlara uygun güncel tedavi seçeneklerini hastalarıyla detaylıca değerlendirmektedir.
Uyarı: Bu sayfa içeriği tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Göz sulanması ve çapaklanma şikayetlerinizde doğru teşhis ve tedavi planlaması için uzman bir hekime başvurmanız sağlığınız açısından büyük önem taşır.